Orgazm, uzun süreli cinsel uyarı sonucunda ulaşılan ve kişiye zevk veren fizyolojik ve psikolojik durum. Orgazm cinsel deneyimin en üst düzeyidir. Bu durum, genellikle erkeklerde cinsel boşalma; her iki cinste de kızarma, nefes ve kalp hızının artması, istemsiz kasılmalar gibi fiziksel etkilerle beraber görülür. Orgazma cinsel ilişki ya da mastürbasyon ile ulaşılabilir. Orgazm durumu 10 ile 20 saniye arası kadar sürer. Ama kullanılan bazı ilac ve kremlerle bu sure uzatılabilir. Kadınlar, erkeklerden daha geç orgazma ulaşmalarına karşın eger gerekli uyarı verilirse erkeklerden daha kapsamlı (şiddetli) orgazm durumları yaşayabilmektedirler.
Orgazm sonrasında her iki cinste de salgılanan Seratonin hormonu mutluluk vericidir ve bu deneyimin iyi hatırlanmasında etkili olur.
Wilhelm Reich, orgazmı, cinsel periodun 4. basamağı olan "boşalma" terimi ile ifade eder.
Uzaktan algılama, yeryüzünün ve yer kaynaklarının incelenmesinde onlarla fiziksel bağlantı kurmadan kaydetme ve inceleme tekniğidir.
Yer ile harhangi bir temas olmaksızın yerin çeşitli özelliklerinin tespiti işidir. Uzaktan algılama kısa bir tanım yapılacak olursa, fiziksel temas olmadan cisimler hakkında bilgi almaktır. Bu iş için temel şey enerjidir. Enerji olmadan algılama yapmak imkansızdır. Nasıl ki doğadaki tüm olaylar bir enerji vasıtasıyla gerçekleşiyorsa uzaktan algılamada bu şekilde enerji vasıtasıyla gerçekleşir.
Uzaktan algılamanın anlaşılabilmesi için kendi beş duyumuzun algı özellikleri kısaca olsa da bilmekte yarar vardır. Gözlerimiz görüş alanına düşen tüm cisimleri alır ve değerlendirip tanımlaması için beyine gönderir, beyinde bunları değerlendirip algının tamamlanmasını sağlar. Aynı şekilde kulak da etraftan yayılan ses dalgalarını toplayarak anlamlandırması için beyne gönderi ve beyinde tanımlama işlevini böylece tamamlayarak duyma dediğimiz olayın gerçekleşmesini sağlar. Tüm bu olayların gerçekleşmesi içinde ATP enerjisi kullanılır. Uzaktan algılama için kullanılan enerji kaynağıda ya güneştir yada yapay bir güç kaynağıdır.
Uzaktan algılamanın gerçekleşebilmesi için 7 şartın yerine gelmesi gerekmektedir.
Doğal çevrenin önemli bir bölümünün dinamik nitelikte olması bunların bir kez belirlenmesi ile yetinilmeyip sık sık takip edilmelerini gerektirmektedir. Bunun için de, modern havacılık ve uzay teknolojisinden yararlanılır. Uzaktan algılama adı verilen yöntemle havadan ve uzaydan elde edilen görüntüler yorumlanabilir.
Hava fotoğrafları, fotogrametrik yöntemle harita yapımında kullanılmakla birlikte, çeşitli mühendislik çalışmaları ve özellikle fotointerpretasyon (foto-yorumlama) yöntemi ile doğal kaynakların bulunmasında da kullanılmakta ve böylece, Uzaktan Algılama yönteminin en önemli verilerinden birini oluşturmaktadır.
Algılama
Uzaktan algılamanın temelini oluşturan esas olay algılamadır. Algılayıcıların tipine göre sınıflandırılır. Uydular algılama tekniğinde kullandıkları enerji kaynaklarına göre Aktif algılama ve Pasif algılama olmak üzere ikiye ayrılırlar.
Aktif ve Pasif algılama
Pasif algılamada Güneş gibi başka bir kaynaktan gelen ışınların cisimlere çarptıktan sonra uyduya ulaşarak elde edilen algılama yöntemidir. Bu yöntemde gece ve gündüz olması başarımı direk etkileyeceği gibi meteorolajik etmenlerde etkilidir. Bu tip algılama yapan algılayıcılar güneşin gönderdiği ışınlar vasıtasıyla yansıyan cisim ışınlarını ölçerler. Bu tip algılayıcıların önemli 2 özeliği vardır. İlk olarak yalnızca güneş varlığında algılama yaparlar, hava bulutlu ise algılama yapamazlar. İkinci önemli özelliği de bedava enerji kullanmaları ve bu sayede enerji tasarrufu sağlamaktadırlar. Ayrıca bu sistemler gündüz hava açıkken yansıyan tüm cisim görüntülerini algılarlar. Ancak algılanan bu görüntüler saklanma maliyeti yüksek olduğundan depolanamaz. Bu yüzden talep üzerine görüntü alınır ve kaydedilir böylece maliyet düşürülmüş olur.
Aktif algılama ise uydunun kendi kaynakları ile yaptığı algılamadır. Bu yöntemde gece gündüz olamsı veya meteorolojik etmenler çok önemli değildir. Bu tip algılayıcılar güneş enerjisine ihtiyaç duymazlar kendi ışınlarını kendileri gönderir ve tekrar geri almak suretiyle görüntü elde ederler. Bu tür cihazlar korkunç bir enerjiye ihtiyaç duyarlar. Ömürleri de kendilerine depolanan enerji maliyetindedir. Bu tür sistemler gece gündüz dememden sürekli görüntü alma kapasitesine sahiptirler. Bu yüzden cisimleri siyah beyaz olarak algılarlar. Trafik polislerini kullandığı radarlarda aktif algılayıcılara iyi bir örnektir. Bu tür uyduların her zaman % 10 yanılma payları vardır, buda trafikte istenmeyen durumların ortaya çıkmasına neden olabildiği gibi profesyonel çalışmalar içinde sorun teşkil edebilmektedir.
Algılayıcılar
Yerden ışın yansıtan cisimlerin yaydığı ışını algılamak için geliştiren cihazlara "algılayıcı" diyoruz. (Bu algılayıcıları algılama biçimlerine göre 2 ye ayırdığımızı hatırlayınız) Algılayıcılar birde bulundukları yani yerleştikleri yere göre ayrılmaktadırlar. Ancak algılayıcıları ayırmadan önce radyometre (temel algılayıcı) adlı cihazı tanımakta yarar var. Bu cihaz aslında bir nevi fotoğraf makinesi yada kameraya benzetilebilir ancak onlardan da farklı olduğunu unutmamak gerekir. Radyometreler yerleştirildikleri platformlardan ışın göndererek o ışını çarpıp yansıdığı cismin özelliklerini algılayan cihazlardır ve algılayıcılar esasta radyometrelerin yerleştikleri platformlara göre ayrılırlar
Yer esaslı algılayıcılar: Bu algılayıcılar yere yakın olarak konumlandırılır ve bu şekilde çalıştırılarak kullanılırlar. Bu algılayıcılardan faydalanılarak tarımda çeşitli işlemler yapılabilinir. Genel olarak vinçlere takılırlar.
Uçak esaslı algılayıcılar: Bu tiplerde radyometrelerin uçaklara takılmasıyla elde edilirler. Bu tür algılayıcılar daha çok 2. dünya savaşı sırasında geliştirilip kullanıldı. Bu cihazlar yardımıyla düşmanının terini tespit eden diğer güç nokta atışı yaparak düşmanının mevzilerini yok edebiliyordu. Ancak günümüzde bu cihazların yerini daha modern ve gelişmiş cihazlar almıştır.
Uzay aracı esaslı algılayıcılar: Bu tip algılayıcılar ise radyometrelerin uzay araçlarına yerleştirilmesiyle oluşturulurlar. Biz bunlara yaygın olarak uydu adını veririz.
Tarihçesi
Uzaktan algılamanın en önemli kaynağını uzay fotoğrafları ve tabiki uydular oluşturur. Uzay fotoğrafçılığı insanların uzaya açılmasından 10 yıl kadar bir süre önce, 1946 yılında başlamıştır. 2. dünya savaşında Almanlar'dan alınan V-2 roketlerinin bazıları 1946 yılında ABD'de uzayın bilinmeyenlerini incelemeye yarayacak bir takım gereçlerle donatılarak fırlatılmış ve yerin 105 km yükseklikten ilk kez resmi çekilmiştir.
1955 yılında Viking-12 roketi ile 244 km ve 1959 yılında da Atlas roketi ile 1120 km yükseklikten ABD'nin bazı bölgelerinin fotoğrafları çekilebilmiştir.
Dünya da ilk uydunun 1957 yılında Sovyetler Birliği(SSCB) tarafından Sputnik adıyla uzaya gönderilmesi ile yeni bir çağ açılmıştır.
Yerin uzaydan otomatik fotoğraf makinaları ile fotoğraflarını çeken ilk insansız uydu 1959 yılında ABD tarafından uzaya gönderilen Explorer-6 uydusudur.
Yer kaynaklarının araştırılması ve yer yüzünün incelenmesi amacı ile uzaya gönderilen ilk uydu ERTS uydusudur. 1972 yılında yörüngesine ABD tarafından yerleştirilmiş ve adı daha sonra Landsat-1 olarak değiştirilmiştir. Bu uydu iş göremez hale gelince Landsat-2 bu devreden çıkınca 1978'de Landsat-3, 1982'de Landsat-4 ve 1985'de Landsat-5 uzaya gönderilmiştir. Bu uydunun amacı ziraat, orman, jeoloji, su kaynakları, haritacılık gibi yer kaynaklarının araştırılmasıdır.
Kullanım alanları]
Hidrolojik Uygulamalar:
Su Kaynakları Yönetimi
Su Kalitesi Analizleri
Deniz, Göl ve Akarsu Kirliliği inceleme
Sel Haritalaması ve izleme
Kıyı Bilimleri Araştırmaları
Deniz Yüzeyi Rüzgar ve Dalga Araştırmaları
Deniz Yüzeyi Sıcaklık Dağılımı Belirleme Çalışmaları
Kar Dağılımını ve Miktarını Belirleme ve Erime Miktarı Tespiti
Buz Erimesi ve Buz Hareketi Gözetleme
Gemi Atıkları izleme
Okyanus Bilimleri Araştırmaları
Sulak alanların haritalanması
Buz konsantrasyonlarının tespiti(NOAA)
Buz kirliliği
Nehir yatakları ve nehirler
Yağış düşen alanların belirlenmesi ve düşen yağışın tespiti
Jeolojik Uygulamalar
Jeolojik Yapı Araştırmaları ve Haritalama
Fay, Çizgisellik ve Kırıkların Tanımlanması
Yüzey Sekli Analizi
Delta veya Kıyı Yüzey Şekillerinin Analizi
Topografya Çalışmaları
Jeotermal Araştırmalar
Deprem Araştırmaları
Volkanik Araştırma Çalışmaları ve İzleme
Maden ve Yeryüzü Kaynaklarının Aranması
Kum ve Ponza alanlarının tespiti
Petrol aramaları
Jeobotanik
Kayaç tiplerinin tespiti
Çevresel jeoloji
Jeolojik riskler
Ormancılık Uygulamaları
Orman Bitki Örtüsünün Haritalanması ve Sınıflandırılması
Ağaçlandırma Araştırma ve Çalışmaları
Orman Kaynakları Envanterinin Belirlenmesi
Ağaç Hastalık ve Böceklenmelerini Gözetleme ve Önleme
Ormansızlaşma ve Çölleşme İzleme ve Araştırmaları
Kereste Üretimi Tahmini ve Planlaması
Orman Yangını İzleme
Orman Yönetimi
Nem miktarı
Tür çeşitliliğinin tespiti ve haritalanması
Zirai Uygulamalar
Ürün Tipini Ayırma
Ürün Gelişimi İzleme
Ürün Rekolte Tayini
Ürün Hasar Tespiti (Hastalık, Böceklenme vb.)
Toprak Nemi ve Türünü Belirleme ve Sınıflandırma
Tarım Faaliyetleri Organizasyonu
Alan yönetimi
Tarımsal sigortalama
Haritacılık
Planimetre haritaları(Nehirlerin uzunlukları, yol uzunlukları)
Sayısal arazi modellemelerinde
Topoğrafik harita üretiminde(ASTER/TERRA 10-11. bantları Topoğrafik haritalamada kullanılır. Dağ kanyon gibi yapılar için radar görüntüleri kullanılır)
1.tüm memeli hayvanların yunus ve
yarasalar dahil birbirleriyle iletişim kurdukları ve kendilerini
sosyalleştirdikleri yöntem,cinsel ilişki.
bilim adamları tarafından ispatlanmıştır.
2.karşılıklı
zevk alma oyunu,üreme eylemi.
3.birbirini kibarca
kullanma başka bişey diil!!!haa bide unutmadan sadece yunuslarla insanlar bunu
yüzyüze yappıyormuşşş!!ayyyy ne kadar gusel!!hehe!!
4.insanlar ve
yunus balıkları hariç evrendeki tüm canlılar salt üreme amaçlı bu işi
yapmaktadırlar ancak insanlar ve yunus balıkları hem üreme hem de zevk için
yapmaktadırlar...
5.aşk dininin
ayini. tensel bütünleşme, tek vücut olması.
6.tek kelimeyle ihtiyac.
7.mirc adlı
programda yıllar evvel asl sorarlardı yani age-sex-location buda sex in
cinsiyet anlamına gelidiğini öğrenmiş olduk.ayrıca domuzların orgazmı 30 dakka
sürmektedir yani sadece insanlar ve yunus balıkları zevk için yapmaz bu işi.
8.neslin
devamı için şart olan eylem.
9.her derde
deva su içmek kadar mantıklı ve gerekli bir ihtiyaç
10.anlatılmaz yaşanır denilecek olay...
öğrenci =sex+sleep+drink
11.tavsanlarin sok suratli yaptığı
eylem
işte bu yüzdendir ki playboyun simgesi
olmayı başarmıstır
12.ortam çocuklarının* tabiriyle:*
seks özveri ister bebeğim.
öz ben..
veri sen..
13.dişi ile erkeğin yekvucut olması bi
nevi montaj yani
14.biri beni mi çağırdı?
15.aşk yapma sanatı ,connecting people
, ingilizcede kibarcası make a love
16.ekmeği tuza banmak
17.sevismek eyleminin tamamen hayvani dürtülerle
yapılmasıdır.
Günümüzde varlığını sürdürmekte olan yaklaşık 360 köpek balığı türü bulunmaktadır ve bunlar sekiz takımda sınıflanmaktadır. Köpek balıkları (Selachimorpha) üst takımının kıkırdaklı balıklar (Chondrichthyes) sınıfı içindeki yeri ve içerdiği takımlar aşağıda sunulmuştur:
Bazı ülkelerde canavar balık ismiyle nitelendirilir.İnsan eti dahil her eti yerler.Dişiler doğum yaptıktan sonra yavrularından ayrılırlar ve tekrar başka bir erkek köpekbalığıyla ilişkiye girerler.Ayrıca butun kopekbalıklakrının en hassas yerlerı burunlarıdır.Burunlarında avlarını algılamak kan kokusu almak ıcın cokca sayıda olan sınırlerden dolayı burnuna en ufak bır parmak darbesı bıle onların kacmasına,irkilip yanınızdan uzaklasması için yeterlı olacaktır.Hatta burunları cok narın oldugu ıcın en ufak derbede kanamaktadır.
Farklı cinslerden iki eşit insanın görevi olarak tanımladığımız aşk,
iki bireyin bedensel ve düşünsel yönlerden birbirlerini çekmesini,
başkalarını dışlamasını ve birbirlerine karşı mutlak bir teslimiyetle
yaklaşmalarını gerektirir.
(Sf:89, Payel yayınları, 1999)
Kadının çocukluğundan başlayarak kendisine zorlanan role
başkaldırısı ne denli güçlü olursa, ya da aynı şekilde erkek kendisine
biçilen ayrıcalıklı rolü tüm saçmalığına karşın oynamamakta ne denli
ısrarlıysa, cinsler arasındaki çatışma da o denli şiddetli olur.
(Sf:29, Payel yayınları, 1999)
Gizliden gizliye üstün olma isteği besleyen kızlar, genellikle
güçsüz, sakat ya da kendi toplumsal konumlarının altındaki erkeklere
yönelirler. Aynı şekilde, hemen el altındaki birinin veya bir akrabanın
seçilmesi de, kendinden çok genç veya çok yaşlı bir erkeğin seçilmesi
de güçsüzlük duygusunun belirtisidir.
(Sf:94, Payel yayınları, 1999)
Eğer erkek şefkat arıyorsa, kendisini şımartacak, pohpohlayacak
kızlar arayacaktır. Eğer ilişkiyi ikili bir yarış gibi görüyor ve bu
yarışta üstün gelmeyi istiyorsa, güçlü görünen kızları arayacak, veya
yapıları, toplumsal konumları ve güçleri açısından kolayca
yönlendirilip güdülebilen kızları yeğleyecektir. Doğal olarak böyle bir
seçim pek çok yanlışa yol açacaktır; çünkü hiçbir kız sürekli boyun
eğmeye razı olmaz.
(Sf:104, Payel yayınları, 1999)
Eğer bir insan bir başkasına gerçekten ilgi ve yakınlık duyuyorsa,
o ilginin gerektirdiği bütün özelliklere sahip olmalıdır: Dürüst
olmalı, iyi bir arkadaş olmalı, sorumluluk duygusu taşımalı, sadık ve
güvenilir olmalıdır.
İşte M82A serisi ile efsane olan Amerikan Barret firmasının yeni nesil uzun menzilli sniper silahı.
Aslında
tam kullanım alanı belirlenmemiş bir nevi savaş alanı jokeri olarak
üretilmiş. Kullanana yaklaşık 1.5 km yarıçapında bir alanda, otomobil,
ev, duvar, zırhlı personel taşıyıcı gibi şeylerin arkasındaki düşmanı
vurabilme yeteneği kazandırıyor. Yakın menzilde zırhdelici mermisi
anti-tank amaçlı da kullanılabiliyor.
Namlu ucundaki nozül
diğer silahlardakinin aksine alev dağıtıcı değil, tepme engelleyici
olarak kullanılıyor, bu yüzden delikleri geriye eyimli yapılmış ve atış
sırasında tepmenin %30 unu engelleyebiliyor.
Yapılan bir
denemede atılan bir mermi 7 adet evi (duvarı değil tüm duvarları ile 7
evi) delip ancak durabilmiş. Tabi evlerin ahşap ağırlıklı amerikan
evleri olduğu ve merminin de tungstenkarbit bir çekirdeği olan zırh
delici olduğunu da unutmamak lazım.
Kullanım Alanı
Sniper tüfeği, Anti-Materyal Tüfeği, Ağır Sniper Tüfeği
Tardigrad
böceği, büyüklüğü bir toplu iğne başından fazla olmayan, doğadaki "en
dayanıklı" canlılardan biridir. Laboratuvar deneylerinde; -2720C'de helyum içine atılmış, -1920C'de 20 ay süreyle bırakılmış ve 920Cde
eter, alkol ve diğer zararlı kimyasal maddeler içine atılarak
haftalarca kaynatılmış olan Tardigrad, normal ısıya döndürülüp, su
verildiğinde tekrar yaşamaya başlamıştır.
Bu
minik canlının beyni, iki gözü ve sindirim sistemi vardır. Ancak kalp
ve akciğerleri yoktur. Kuru ortamlarda büzülerek dokularındaki suyun
buharlaşmasını sağlar. Bu sırada Tardigrad'ın oksijen tüketimi hemen
hemen durur. Kurumuş Tardigradlar rüzgarla başka yerlere taşınır ve
gittikleri yeni bölgelerde elverişli ortam bulunca (ıslak yosunlar ya
da nemli yerler gibi) tekrar yaşama dönebilirler. Bu tasarım, herşeyi
örneksiz yaratan Yüce Rabbimizin sonsuz ilminin tecellilerinden sadece
bir tanesidir.
Vücudumda yaralanmamış yer yok. Gel gör ki, savaş meydanlarında yenilgi yüzü görmeyen Halid, yatağında ölüyor. Ayağa kalkar ve kılıcı üzerine doğrulur şöyle der: Erkekler kılıçları üzerinde ölürler.:- Halid bin Velid
Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Yaşasın Marksizm-Leninizm! Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği!! Yaşasın işçiler, köylüler! Kahrolsun Emperyalizm!
Haşa ben ölümden korkmuyorum. Çünkü ben Müslümanım. Her Müslümana yakışan da ölümü tebessümle karşılamaktır. Hakikaten ölüm ebediyet âlemine açılan ilk perdedir.
“Amerika’nın İncirlik’ten kalkan uçakları PKK’ya yardım atıyor”
- Eşref Bitlis- Jandarma Komutanı.4 gün sonra-eksi 60 dereceye kadar dayanıklı olan helikopter ile Siirt’e giderken helikopteri düştü ve öldü..! Kaza sebebi olarak helikopter motorlarının buzlanması gösterildi! Oysa o esnada hava soğukluğu -11 idi… ) [[4]]
Denizli’de uygulama kararı aldı; “Artık bundan sonra cafe ve benzeri yerler İngilizce isim kullanmayacak, yani ‘cafe’ değil ‘kahve’ yazılacak” dedi vee...
- Recep Yazıcıoğlu / Denizli Valisi (1 hafta sonra Ankara’ya giderken trafik kazasında öldü..!)
"Yaşayan bedenindeki soluğu hissediyorsun. Onların gözlerine
bakıyorsun. Yaşam ya da ölümlerine karar veriyorsun. Bu pozisyondaki
varlık tanrıdır."
Ted Bundy
"Yaşama ve ölüme hükmetmek istiyorum."
Ted Bundy
"Bir insanın ölüm ve yaşamına karar verebilme gücünden daha büyük ne olabilir ki?""
Ted Bundy
"Ben şimdiye kadar karşılaştığınız en soğukkanlı piçim."
Ted Bundy
"Bazen kendimi vampir gibi hissediyorum."
Ted Bundy
"Biz seri katiller sizin oğlunuzuz ve sizin kocanızız biz her yerdeyiz. Ve gelecekte daha çok çocuğunuz ölmüş olacak."
Ted Bundy
"Sokakta yürüyen güzel bir kız gördüğünde ne düşünürsün?Bir tarafım
onunla flört etmeyi, onunla iyi vakit geçirmeyi,diğer tarafım ise
kazığa geçirilmiş kafasının nasıl duracağını düşünür."
Edmund Kemper
<****** type="text/**********"> if (window.isMSIE55) fixalpha() ******>
Hain ben sana neyledim? İki defa canını bağışlayıp üstüne üstlük bir de makam sahibi ettim. Bana bu düşmanlığın nedendir? Alçak!
Genç Osman, tahtından indirilmesinden sonra 20 Mayıs 1622 günü
Yedikule Zindanı’nda hayaları sıkılıp kemendle boğulan 18 yaşındaki
Sultan İkinci Osman’ın, idamından önce Sadrazam Davud Paşa’ya
söyledikleri
Beni ecnebilere yaranmak için asıyorlar. Buna adalet diyorlarsa,
kahrolsun böyle adalet. Çocuklarımı milletimin uğrunda yetim
bırakıyorum. Allah,vatan ve millete zeval vermesin. Amin.
Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey, 1915 yılında Ermeniler’e kötü
muamelede bulunduğu iddiasıyla astırılan ve daha sonra şehid ilan
edilen Kemal bey’in Beyazid Meydanı’nda güneş batarken idamından önceki
son sözleri
Allah’ın laneti zalimin üstünedir. Zulümdür bu zulüm.
Maliye Nazırı Cavid Bey, Mustafa Kemal Paşa’ya
karşı İzmir’de düzenlenmek üzereyken ortaya çıkartılan suikast
girişimine katıldığı iddiasıyla 13 Temmuz 1926’da Ankara’da idamından
önce söyledikleri
Yaşasın İttihad ve Terakki
İttihad ve Terakki Partisinin fedaisi Yakup Cemil, 10 Eylül
1916’da Kağıthane’de kurşuna dizildi. Devlet idamından sonra ailesine
vatani hizmet aylığı bağladı
Rica ederim şu paçamı düzeltiveriniz, çarpık duruyor
Sarayın damadı Salih Paşa, Sadrazam Mahmut Şevket Paşa’nın
öldürülmesi olayına karıştığı iddiasıyla 1913 haziranında Beyazıd
Meydanı’nda 11 kişi ile idam edilirken cellada ricası
Ulan, ben senin avradının ırzını korumak için isyan etmiştim. Senin
gibi herifi benim üzerime musallat etmelerinin sebebi budur, bilmiyor
musun? Beni Allah’ın emrine karşı çıkmayıp da namusunu koruduğum için
mi katledeceksin pezevenk?
Vardar Ali Paşa, Arkadaşı İbşir Paşa’nın hanımının namusunu
korumak maksadıyla 1648’de isyan ve İbşir Paşa tarafından cellada
verilen Vardar Ali Paşa’nın son sözleri
Gel beru topal zorba başı! Bre kafir, abdest al!
IV. Murad, Sadrazam Ferit Paşa’yı 18 Mayıs 1632 günü idam ettirmeden hemen önce söyledikleri
Kendini devlete hizmet mi ettim sanırsın. Bu kadar hazinemi sarfettin. Şimdi de yaban yaban söylersin.
Sultan İbrahim, Sadrazam Yusuf Paşa’yı 22 Ocak 1646’da idam ettirmeden hemen önce söyledikleri